Şu fukara vakitlerimde, ganimet bildim sizi, İçimin ırmakları sizinle hasbıhal etmekte, duyuyor musunuz? Ahir vakitlerimde düş/tünüz! .. Ne iyi ettiniz de geldiniz. Gökyüzünü...
Hayır hayır bu kadar kolay kabullenme yenilgiyi, o kadar çoksa önünde birikmiş zorluklar sen daha zor ol onlardan. Her gerçek bir tokat olup...
Sığındığım kuytu köşeler.............şefkattir bana Elimi, elimle okşamaktan duyduğum haz........kirlenmeden.. .....................................bıkmadan kendi gözlerime bakmak.... sıcaklığımla ısınmak.......sevişmek kendimle...... usul usul bir çocuk oynar içimde............bitkinliğimin devası saçlarımda...
Eski mektupları karıştırdım yine geçen gün. Bir sürü kır çiçeği döküldü kucağıma bir zarftan. Bir zarftan bir gül düştü ayaklarımın ucuna; bir...
Biliyorum, konuşacak bir şeyimiz kalmadı, paylaşacak hiçbir şeyimiz yok ortada. Yine de yüreğimden, gücümün yettiği yere kadar sana sesleniyorum, seninle konuşuyorum. Bugün sana olan kırgınlığımı...
Oysa... dilenmeden dirensem yoksunluğuna ve yoksulluğuma naralar atan hayatın karşısında halsiz bedenimi taşlaştırdım. çatlayan yerlerimden duygu sızıntılarıma kapatacak parmağım kalmadı. sisli...
Sabır okunur damla damla gözlerinden... Ak bir tülden yeşile durur umutların. Sevdalar uçuşur bakışlarından... Sonra sabrın kardeşi eylersin sen onu. Gözlerinde hasret hasret...
Bugün gözlerine benzeyen yağmurlar yağdı bu şehre, Sokaklarında gözyaşlarımı saklamadan yürüdüm, Yağmurdan başka ağladığımı anlayan olmadı, (Sen olsan anlardın.) Bütün gece iliklerimize kadar...
Bir şiir yazmak sana; Seni, sana 'benzeyenlerden' ayırmak için... Hayatımızda hep var olan, ama hayatımızın parçası olmaktan uzak, varlığıyla, yokluğu arasında bir gıdım...
Beni güzel hatırla! Bunlar son satırlar... Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından ya da bir yağmur sel oldum sokağında sonra toprak çekti suyu......
sana yaralarımdan çiçekler ilk yardım geceler biraz da ve yangında kurtarılması imkansız acılar bırakıyorum... seni özümün gizinde saklıyorum... bütün aşklarımın izlerini sayıklayarak ve...
ben hiç kimseyi bu kadar sevmedim ki... sonsuzluk gibi çıkıyordu bu söz içimden... umutsuz bir yakarış gibi... hiç bitmeyecek bir hasret gibi... ben hiç...
Biz iki kişiydik. Geceyi sarıp kollarımıza yürüdük manasızca boşluğa. Her adımda koptuk birbirimizden… Her adımda bağlandık. Biz iki kişiydik. Karanlıklar içinde ve geceye aşıktık....
Kaç alın yazdıysan bana, kendimin saydım biliyorsun. Kaç adım kaldıysa adına, zincirleme kazadır hepsi. Sussam, gözlerin neyi hak edecek ki... Yarı çıplak...
Kopkoyu bir sis içinde bir akşamHatırına düşeceğim belkiBir an ıslayacak yağmur yüzünüBirden o tatlı demleri hatırlayacaksınSonra sıcak yatağında uzun uzunAğlayacaksın Ağlayacak.!Boğazında bir şeyler düğümlenecekAh...
Eski mektuplarından bir kitap yaptım dün gece... Hatırı sayılır kelimler de ekledim satır aralarına..kimsesiz düşler de koydum azıcık.. Kıyısı köşesini taradım tüm rafların..kitaplar arasına saklanmış...
Gözlerimden akan her bir yaş taneciği, Yüreğimdeki okyanusa ulaşırken Hissetmek o muhteşem ışığı O rüyayı an be an yaşarken. Seni seviyorum Dostum Caddelerde sisli, puslu...
çığlığım boğazımı kesti, kana(ya) madım -de halindeyim acıların I. her şeye susuyorum artık susuzluğum dilimin ucu, kemiksiz ölümlerden ölüm beğendim, üzerime olmadı zor günler...
Yangınlar ülkesinin davetsiz misafiri yüreğim... Sevdası utanca mahkum, Ve sürgünlerde parcalanişlar... Her vuruşunda vurulası... Basak percemi nazli, kirilgan Bir o kadar yaşanası, kan kırmızı sevdalı.......
Bugün acılarıma yaslanıp, seni düşündüm. Bir duldalıkta vurulan hayallerimizi ve hiç gelmeyecekmiş gibi gidişini yeniden yaşadım. Hiç üzülme! Suskunluğa yeminli geceler ve ömrümüzü adadığımız dostluklar...